Movies

Spider – David Cronenberg 2002 (8/10)

spider çok güzel bir film. cronenberg sevmeyen, ama buna rağmen iyi filmden anladığını idda eden herkese tavsiye ederim. kendime etmem. cronenberg sinemasının iki temel teması vardır: 1. SEKS 2. FİZİKSEL ya da RUHSAL DÖNÜŞÜM. Bu filmde ikisi de net değil. (hadi oedipus kompleksinden biraz tutuyor ama neyse fazla kurcalamıyıim) cronenberg’e yakıştırmadığım bir film oldu spider.… Continue Reading

Possession – Andrzej Zulawski 1981


Kadın oyuncu denince ilk akla gelen Isabelle Adjani ve erkek oyuncu denince herhalde en çok benim aklıma gelen Sam Neill, yaklaşık 30 yıl önce işte bu filmde kozlarını paylaşmışlardı. Tabi o zamanlar ikisi de genç, körpe ve toynaktı. Polonyalı yönetmen Andrzej Zulawski’nin hayatının en öfkeli döneminde çektiği Possession, Zulawski’nin uzun yıllardır bastırmak zorunda kaldığı yaratıcı enerjisinin patladığı iki saatlik bir “an” gibi.… Continue Reading

Cache (Saklı) – Michael Haneke 2006 (9/10)

Cache, Haneke filmografisi içinde en açık, en kolay hazmedilir bulduğum film. Farklı özellikteki seyirci kitleleri tarafından, içinde bir arada barındırdığı yüzeysel ve derinlemesine gerilim unsurları sayesinde rahatça izlenebilir. Cache, Lost Highway açılışına benzer bir açılışla başlıyor. Evli ve çocuklu bir çift kendilerine gönderilen kasetlerde evlerinin dışarıdan çekilmiş görüntüleri ile karşılaşıyorlar.… Continue Reading

Fucking Amal (Show Me Love) – Lukas Moodysson 1998 (10/10)

Küçük bir İsveç kasabası Amal’da yaşayan iki genç kızın aşkı. Elin, okulun popüler ve tiki (artık o kasabada ne kadar olunabiliyorsa o kadar) kızlarından biri iken diğeri, Agnes, asosyal, arkadaşı olmayan, probemli ve gizliden gizliye Elin’e sevgi besleyen kız. Eh, İki Genç Kız da buna benzer bir şeydi, ya da ne bileyim Peter Jackson’un Heavenly Creatures’ı geliyor aklıma.… Continue Reading

Samaria (Fedakar Kız Samaria) – Ki-duk Kim 2004 (6/10)

Boş Ev yönetmenin seyrettiğim ilk filmiydi. Ardından Yay, ardından da nihayet Fedakar Kız Samaria’yı izleyebildim. Ama Yay’daki kadar büyük bir hayal kırıklığı olmasa da, Samaria’da da belli bir hayal kırıklığı yaşadım. Bir kere gerçeklik sınırlarını zorlayan olaylar, rasyonalizasyonun sınırlarını zorlayan düşünce ve karakter kalıpları söz konusu yine.… Continue Reading

Storm of The Century (Stephen King’den “Demokrasinin Zararları”) 1999 (mini) – Craig Baxley (6/10)

Filmin, ya da başka bir deyişle bu mini dizi serisinin isminin Türkçe’ye bir diğer alternatif çevirisi de şu olabilir: “Rasyonel Aklın Eleştirisi”. Ama demokrasi, illa ki sıkıcı bir çeviri yapmamızı şart koşarsa, o zaman biraz keyifsiz de olsa şu sözleri sarf edeceğiz: Yüzyılın Fırtınası.
Continue Reading

Batoru rowaiaru II: Chinkonka (Battle Royale II) – Kenta Fukasaku, Kinji Fukasaku 2003 (4/10)

tv’de son samuray varmış. malum uzayda tv çekmiyor. ama haberlerini alıyorum. ben de sonu son samuray gibi bitmeyen, daha az estetize ve buna karşılık daha sert, sonuna kadar kızılderiliyi, samurayı, garibanı koruyan ve kollayan, globalizme karşı olan, anarşist birşey izlemek istedim.… Continue Reading