Geçen hafta sana tiyatro korkumdan bahsetmiştim. Bu hafta bu korkuya meydan okumak için RAN seyredeyim dedim. İki kez denedim, ikisinde de ayıptır söylemesi, uyumuşum. En sonunda bir sabah dört ile yedibuçuk saatleri arasında başardım (sonra da kalktım işe gittim). Ran, Kurosawa’nın Shakespeare’in Kral Lear’inden uyarladığı, içine klasik Japon öykülerinden de birşeyler kattığı muazzam bir proje. Kurosawa’nın artık yaşlılık ya da olgunluk dönemi filmlerinden. Ve ondan, onun yaşlılığından da Lear (Hidetora) karakteri ile çok fazla şey yansıtıyor. Proje dememin sebebi ise, gerçekten öylesine yapılmış bir film değil. Her bir ayrıntısı için yıllarca zaman harcanmış, kostümünden, müziğine, diyaloglarına kadar inceden inceye, beş yıllık bir süreçte tasarlanmış bir proje. Ama gerçekten de, bu benim sinemam değil. Hidetora ve ağlayan soytarı karakterlerini gördüğüm, ve oyunculuklarına şahit olduğum, diyalogları işittiğim her sahne benim için katlanılması çok zor birer sahne oldu. Seyrettikten sonra ise, üzerinden bir süre geçtiğinde, film içimde inanılmaz biçimde büyüdü. Bu, işte bu gerçek bir uzaklık ve korku. Tiyatro oyunculuğuna, tiyatro diyaloglarına ve metoduna dayanamıyorum. Ama diğer yandan da öyküyü bütünüyle hazmedebildiğime inanıyorum. İlginç. O dönemin Japon sinemasında bir Rus etkisinin olduğunu sezdim. Bu kısım konu dışıydı. Ran filmi ile ilgili olarak diyebileceğim ve sabahın o saatinde şaşkınlık içinde izlediğim bazı ayrıntılar var ki, özellikle savaş sahnelerinin ihtişamı ve
gerçekliği. Her ne kadar ölenler olabilecek en tiyatrovari ifadeleriyle ölüyorlarsa da, efektlerin ve hareketlerin sertliği ve gerçekliği karşısında şaşkına döndüm. Bu film için gerçekten adam öldürmüş olabilirler mi? En azından ellerini, kollarını havaya kaldırmayıp, etraflarında iki salvo atmadan ölenler. Mesela o atların altında kalan adamın kesinlikle öldüğünü düşünüyorum. (DRM SVŞ)

Gokhan Toka
Digital Marketing Professional at Gokhan Toka
Digital marketing professional, data analytics junkie, snowboarding addict, in love with mountains, crazy about horror cinema and particularly 80s horror, die hard traveler, freelancer, dad

...and #beer
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube