Kadın oyuncu denince ilk akla gelen Isabelle Adjani ve erkek oyuncu denince herhalde en çok benim aklıma gelen Sam Neill, yaklaşık 30 yıl önce işte bu filmde kozlarını paylaşmışlardı. Tabi o zamanlar ikisi de genç, körpe ve toynaktı. Polonyalı yönetmen Andrzej Zulawski’nin hayatının en öfkeli döneminde çektiği Possession, Zulawski’nin uzun yıllardır bastırmak zorunda kaldığı yaratıcı enerjisinin patladığı iki saatlik bir “an” gibi.

Uzun süredir iş gezisinde olan Mark (Neill) eve geri döndüğünde hoş biçimde karşılanmaz. Karısı Anna (Adjani) soğuk davranmakta ve ayrılmak istemektedir. Başlangıçta Anna’nın hayatında başka bir erkek olduğunu düşünür, ancak olayı araştırdıkça Anna’nın çok daha karanlık bir gücün etkisinde olduğunu fark edecektir.

Farklı şekillerde okuyabileceğimiz Possession’da ilk okumanız onun sıradışı bir korku filmi olduğu sonucu ile kapanabilir. 1981 yapımı Possession’ı 70’ler korku sinemasında kendisine geniş bir yol çizen “içime şeytan girdi” filmlerinden ayrılan bir patika gibi değerlendirebiliriz. İçerisine başka türlü bir tutku giren Anna, tekinsiz, anlaşılmaz, ani duygusal patlama ve çökmeler eşliğinde anlaşılmaz tavırlar sergilemektedir. Derken sinema ve edebiyatta içine şeytan girenlerin neden hep kadın olduğunu, ortaçağda cadı büyücü diye yakılanların neden hep kadın olduğunu düşünürüz. Belki de erkek egemen toplumun ve rasyonalizminin binlerce yıllık geçmişinde birtürlü çözmeyi başaramadığı, halen erkek dergilerinde “kadınlar aslında ne ister” diye tartışılan o karmaşık dişi mantığına karşı duyduğu güvensizliğin ve bastırılmış korkunun dışavurumları olan öykülerdir bunlar. Buradaki aldatma-aldatılma öyküsü de, binlerce yıllık bu erkek korkusunun bir günlük yaşam maketi gibi değil mi? Karısının kendisinden neden uzaklaştığını, neden aldattığını anlamayan erkeğin bakışında kadının nevrotik patlamaları ve ani dönüşümleri “kadının içine karanlık bir ruh girmişçesine” uzaktan, korku ve endişeyle izlenmektedir. Bu da mikro bir şeytan öyküsüdür.

Anna’nın metro çıkışı sahnesi. Adjani döktürüyor:

'POSSESSION' (miscarriage of sister « faith »)
Yükleyen udOnmk65j. – TV dizilerini ve programlarını online izleyin.

Filmin duvarla bölümüş eski Berlin’de çekilmiş olması da kadın ve erkek arasındaki mesafe üzerinden beslenen bu korku öyküsünü şehir düzleminde boyutlandırıyor, düşünsel ayrışmayı gerçekliğe de taşıyor.

Başka bir okumaya da yönetmen Zulawski’nin filmi çektiği zamanki durumunu inceleyerek yönelebiliriz. Polonya’dayken özgürce film çekmesine izin verilmeyen ve çektiği filmler kuşa döndürülen Zulawski, film eğitimi de almış olduğu Fransa’ya gider gitmez ayağının tozuyla Possession’ı çeker. İçerisinde gerçeküstü birçok öğe barındıran bu filmdeki sürrealizmin tonu Bunuel gerçeküstücülüğünde olduğu gibi dingin bir tonda değil. Tam tersine sınırları zorlayan, kışkırtıcı ve öfkeli bir kıvamda. Adjani’nin canlandırdığı, filmin odağındaki Anna karakterinin Zulawski’nin bilinçaltı olduğunu düşünürsek, inancını yitirmiş ve şansa sığınmış Anna’nın duygusal iniş çıkışlar ve isteksiz ait oluşlarla sürüklenen hasarlı motivasyonunun Zulawski’nin motivasyonu olduğunu varsayabiliriz. Zulawski ait olduğu ve özlemini duyduğu, ama artık düşünsel olarak uzak olduğu, geçmişinde bıraktığı bir ülkenin suretini yeni bir ülkenin suretine giydirmeye çalışmaktadır diyebilir miyiz? Eğer bunu dersek, Possession’ı “sıradışı bir korku filmi” olmanın da ötesine taşıyacak bir alternatif okumaya ulaşmış olabiliriz.

Adjani ve Neill’in sinema tarihinin en hastalıklı ilişkilerinden birinin en akılda kalıcı kahramanlarını olağanüstü bir oyunculuk başarısıyla sundukları Possession aradan geçen bunca yıla rağmen kesinlikle eskimeyen bir film. Neill’in karakterinin film boyunca ilerleyişi ve gelişimi, filmin karanlık gerçeküstü biçimiyle birleştiğinde film dimağımızda bir “Videodrome” tadı bırakıyor…

Gokhan Toka
Digital Marketing Professional at Gokhan Toka
Digital marketing professional, data analytics junkie, snowboarding addict, in love with mountains, crazy about horror cinema and particularly 80s horror, die hard traveler, freelancer, dad

...and #beer
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube