İçerde

Yönetmen:Alexandre Bustillo, Julien Maury
Senaryo:Alexandre Bustillo
Oyuncular:Alysson Paradis, Béatrice Dalle, François-Régis Marchasson
Yapım Yılı: 2007
Ülke: Fransa


Konu: Profesyonel bir fotoğrafçı olan Sarah, hamileyken geçirdiği bir trafik kazasında eşini kaybetmiştir. Aradan aylar geçmiş, Sarah çocuğunu dünyaya getirmeye hazırlanmaktadır. Hastanede yapılan son kontrollerinde herşey yolunda görünmektedir; doktor kendisine ertesi sabah doğum için gelmesini söyler. Sarah, eşini kaybetmiş olmanın melankolisi içerisinde bu son geceyi evinde yalnız geçirmeye karar verir. Ancak ilerleyen saatlerde kapısı çalınacak ve kimliğini – hayatını tüm detayları ile bilen yabancı bir kadın kabus gibi üzerine çökecektir. Hayal dahi edilemeyecek kadar kanlı ve acı dolu bir gece Sarah’ın önünde uzanmaktadır.


Korku Filmleri Yorumu: Filmin tam karşılığı yine bir fransız olan, hatta yönetmenlerin tekiyle aynı adı taşıyan Alexandre Aja’nın Haute Tension’udur. O filmi seven bunu sever; bunu seven onu sever. Açık ve net olarak, her ikisi de Fransız ekolünü yansıtan bu filmlerin, izleyicinin ağzında, benim ağzımda bıraktığı tat, kurumuş kan tadıdır.

Siteyi açtığımızdan beri vizyonda gördüğümüz en iyi korku filmidir; bu da bir başka özelliği. Ne yazık ki pek az yerde oynamaktadır; Beyoğlu sineması kisvesi altında Pera sinemasında, halk günü olmasına rağmen ben hariç toplam dört kişiyle birlikte izleyebilmek mümkündür.

Filme gitmeden önce afişe dikkat edilmezse, çıkışta illa ki dikkat edilecektir: arkasından baktıran türden bir fillmdir. İşte bu gecikmiş, gıpta ve iftihar dolu alıcı gözü bakışında, afişin üzerindeki şu kelam dikkat çeker bir neon halesi gibi parıldar: “KAN GÖVDEYİ GÖTÜRECEK!!!”.

Gerçekten de kan gövdeyi götürmektedir. Tıpkı Haute Tension’da olduğu gibi Fransız evladı bu konuda elini korkak ayarlamamıştır. Ve yine söz konusu adı istim üzerindeki filmde olduğu gibi gerilim hat safhalarda gezinmektedir.

Film tam bir kedi fare oyunudur. İçeride olmak üzerine, hamilelik, vücundaki bir yabancı, evin içindeki bir psikopat, ülkedeki yabancılar vb gibi çeşitli boyut kapıları sunmaktadır ve dar alan içerisinde gayet hacimli bir filmdir. Olaylar detay seviyesinde biraz mantıksızlaşabilmekte ve psikopat kadının motivini üstünkörü açıklama çabasının lüzümsuzluğu nedeniyle biraz eksilebilmektedir ancak çok önemi yoktur. Özellikle son karesinde son derece manyakça, psikopatça, bu modern çağa ait olmayan bir kötü masal karartısında kapanmaktadır ve gerçekten de çıldırtıcı biçimde oyulmuş, işlenmiş kara-kapkara bir mücevher gibi bir kapanıştır.

Artık binlece film izlemiş olmanın getirdiği öngörü sebebiyle, Sarah’nın polise “ben annemi öldürdüm memur bey” mırıldanışı sayesinde sonu apaçık tahlil edilebilir, öngörülebilir olan bir filmdir ama bu da hiç önemli değildir, bu artık bizim kusurumuzdur. Mutlaka görülmesini arzu ettiğimiz, son derece karanlık ve iç burucu, fakat aynı şekilde etkileyici bir filmdir.










Gokhan Toka
Digital Marketing Professional at Gokhan Toka
Digital marketing professional, data analytics junkie, snowboarding addict, in love with mountains, crazy about horror cinema and particularly 80s horror, die hard traveler, freelancer, dad

...and #beer
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube