Bazen sinemada, daha doğrusu sinema sanatında ilginç olaylar olur. Çok enteresan bir film çıkar arada bir, ona bakar bakar bakarım ve şunu düşünürüm : “bu film insan elinden çıkmamış”. Yeni yıla girerken izlediğim Farinelli işte bana bunu düşündürdü ve aldı götürdü, çoook uzaklara. Yeni yıla bu kadar güzel bir tercihle girdiğime göre bu yıl çok iyi geçecek. Her şey bir yana… Bu filmi gerçekten de insan evladı yapmamış. Bu kadar dolu bir senaryo bu kadar güzel bir anlatımla verilsin, olacak iş değil. Öykünün keşfi bile şaşırtıcı olan büyüklüğü karşısında şaşkınlık içerisinde kaldım, elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırdım. Farinelli’nin sesiyle birini öldürebileceğine ikna olmakla kalmadım, biraz daha uzatsa ben de ruhumu teslim edecektim. Akabinde “BİR TANRI, BİR FARİNELLİ” diye bağıran kalabalığın Farinelli’yi yüceltmediğini aslında onu lanetlediğini anladığımda ise aklım başımdan gitti. Farinelli, tanrı değil, insan olmak istiyordu, hepsi bu. Bir bağa ihtiyacı vardı. Babasız ve çocuksuzdu (sesi daha iyi çıksın diye çocukken hadım edildiği söyleniyordu), yeteneği insan üstüydü. O bağ Farinelli’nin abisi Riccardo idi ancak Riccardo için de tüm dehşet verici yeteneği ile Farinelli çekim gücünde kendi öz yaşamının ve yeteneğinin eridiği bir güneş gibiydi. Filmin Handel döneminde yaşamış opera şarkıcısı Farinelli’nin öz yaşamını tüm gerçekliği ile ele almak gibi bir gayesi olduğunu sanmıyorum. O yüzden, çok fazla biyografik sayılmaz. Ne var ki, insan olmak üzerine ve iki kardeşin ilişkisini aktarmaktaki başarısıyla muazzam bir film. Yalnızca iki kardeş değil, diğer tüm karakterlerin özellikleri ve sınırları mükemmel biçimde tanımlanmıştı. Bir ara film öyle bir boyuta geçti ki kendimi resmen Cronenberg’in Ölü İkizler filminde hissettim.Yönetmen eğer insan ise kendisini ayakta alkışlıyorum. Sadece müzik gibi mükemmel bir film yönettiği için değil aynı zamanda senaryosuna da katkıda bulunduğu için. Müzik gibi, notalarıyla, akışıyla, uyumuyla, her şeyiyle kusursuz. Öylesine müzik gibi ki… Bir sahnesinde dışarıda bir kuş cıvıldarken ve Riccardo üzerindeki çarşafları hışırtıyla çekerken bile; bir kuş sesi – bir hışırtı. Well done Corbo. Nüfus kağıdını görmek istiyorum. Sen insan mısın? (DRM MZK BGR)

Gokhan Toka
Digital Marketing Professional at Gokhan Toka
Digital marketing professional, data analytics junkie, snowboarding addict, in love with mountains, crazy about horror cinema and particularly 80s horror, die hard traveler, freelancer, dad

...and #beer
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube